Sohbeti canlı tutan üç soru

Sohbeti canlı tutan üç soru

Sohbet, hazır bir konuşma metniyle değil, üç doğru soruyla açılır. Ankara akşamları buna uygundur çünkü herkes günün trafiğinden bir cümle getirir.

İlki, günün nasıl geçtiğidir. İkincisi, bu saati neden seçtiğindir. Üçüncüsü, ayrılacağın saattir. Yirmi iki yaşındaki anlatıcı bu sırayı bozmaz.

Sorular kısa tutulur. Cevap uzarsa dinlenir, yarışılmaz.

Bu üç soru bitince oda ya rahatlar ya da buluşmanın erkenden kapanacağı anlaşılır. İkisi de dürüst bir sonuçtur.

Devamını oku
  • 0

Kış akşamı yazılmış bir davet

Kış akşamı yazılmış bir davet

Kışın Ankara’da davet, daha çok içeriyle ilgilidir. Dışarıda rüzgâr varken söz, odanın sıcaklığına çekilir.

Yirmi altı yaşındaki ev sahibi Dikmen’de kalır. Misafire kat numarasını vaktinden yazar, zili uzun çaldırmaz. İçerde çay ocaktadır.

Palto kapının yanına asılır. İlk konu hava olur, sonra süre. Korunma yine baştan söylenir, kış diye değişmez.

Davetin güzelliği manzarada değil, içeri giren kişinin yabancılık çekmemesindedir.

Devamını oku
  • 0

Sessiz bir buluşmanın tarifesi

Sessiz bir buluşmanın tarifesi

Her buluşma konuşkan olmak zorunda değildir. Bazı saatler az cümleyle daha düzgün geçer.

Ayrancı’da, yirmi dört yaşında bir profil bunu baştan yazar. Misafir de aynı tempodaysa akşam uzamaz, sertleşmez.

Sessizlik küskünlük değildir. Müzik alçaktır, telefon başka odadadır, su masadadır.

Tarife kısadır: yer, saat, süre ve korunma. Bunlar tamamsa sessiz bir buluşma da eksik kalmaz.

Devamını oku
  • 0

Öğleden sonra ayrılan bir saat

Öğleden sonra ayrılan bir saat

Her görüşme geceye kurulmak zorunda değildir. Öğleden sonra ayrılan bir saat, günü bölmeden biter.

Yenimahalle’de yirmi yedi yaşındaki anlatıcı bu aralığı sever. Işık hâlâ açıktır, bina sakindir, ayaküstü selam uzamaz.

Misafir işe dönecekse süre baştan kısalır. Kısa olması acele olması demek değildir.

Öğleden sonranın avantajı budur: veda, ertesi sabahı etkilemez. Saat dolunca kapı kapanır.

Devamını oku
  • 0

Otel koridorunda kaybolmayan buluşma

Otel koridorunda kaybolmayan buluşma

Otel buluşması kat ve oda net değilse koridorda biter. Ankara’da bunu yaşamamak için mesajda üç bilgi yeter.

Yirmi beş yaşındaki profil odaya resepsiyondan geçmeden çıkar. Kapı vurulur, içeride palto sandalyeye konur, süre söylenir.

Lobi kalabalığı içeri taşınmaz. Ses alçak kalır, komşu oda düşünülür.

Koridorda kaybolmamak küçük bir inceliktir. Asıl düzen ise içeri girince saatin ve korunmanın yeniden hatırlanmasıdır.

Devamını oku
  • 0

İki arkadaşın aynı evden yazdığı gün

İki arkadaşın aynı evden yazdığı gün

Aynı evden iki yetişkin yazınca ilan tek sesli olmaz. Biri daha konuşkan, diğeri daha kısa cümle kurar.

İkisi de yirmi birin üstündedir. Çayyolu’ndaki evde ya birlikte oturulur ya da misafir kimi istediğini baştan seçer. Zorunlu bir ikili sahne yoktur.

Saat ortaktır, tempo değildir. Biri çay koyarken diğeri süreyi not eder.

Okuyan kişi için kural basittir: kimi görmek istediğini yaz, diğer ayrıntı o isme göre kurulur.

Devamını oku
  • 0

Fotoğrafın kendine ait olduğunu söylemek

Fotoğrafın kendine ait olduğunu söylemek

Bir ilanın en sade cümlesi, fotoğrafın kendine ait olduğudur. Bu cümle uzadıkça inandırıcılığı azalır.

Tunalı civarında görüşen yirmi üç yaşındaki anlatıcı fotoğrafı gün ışığında çeker ve filtreyle başka bir yüz üretmez. Yazışmada da aynı saç ve aynı boy vardır.

Karşı taraf emin olmak isterse bir ayrıntı sorabilir. Cevap, yeni bir karakter uydurmadan verilir.

Güven burada büyülü bir iddia değildir. Kapıda görülen kişinin metindeki kişi olmasıdır.

Devamını oku
  • 0

Uygun fiyatlı bir saatin de bir adabı vardır

Uygun fiyatlı bir saatin de bir adabı vardır

Ücretin sakin söylenmesi, akşamın geri kalanını da sakinleştirir. Pazarlık için kurulan gergin cümlelere gerek kalmaz.

Etimesgut’ta, otuz bir yaşındaki profil süreyi ve ücreti aynı mesajda yazar. Sürpriz ekleme yapmaz. Yaş yirmi birin üstündedir, yer ya ev ya oteldir.

Adabın ikinci kısmı korunmadır. Ücret değişince bu sınır değişmez.

Ucuz görünen saat de aynı düzene bağlanınca dağılmaz. Okuyan kişi ne ödeyeceğini ve ne kadar kalacağını bilir.

Devamını oku
  • 0

İlkbaharda penceresi aralık bir oda

İlkbaharda penceresi aralık bir oda

İlkbaharda Ankara’da pencere aralanır, oda kalın kokulardan arındırılır. Bu küçük hal, buluşmanın mevsimini ele verir.

Yirmi iki yaşındaki ev sahibi Gazi Osman Paşa tarafında oturur. Misafir gelmeden önce masayı boşaltır, sadece iki bardak bırakır.

Konuşma havadan başlar, sürede biter. Acele bir sahne eklenmez.

Penceresi aralık oda, vaadin değil düzenin işaretidir. Metin de bu kadarını anlatır.

Devamını oku
  • 0

Geç gelen misafirle yeniden kurulan saat

Geç gelen misafirle yeniden kurulan saat

Geç kalmak Ankara trafiğinde olağandır. Önemli olan, gecikmenin saklanması değil yazılmasıdır.

Kavaklıdere’de bekleyen yirmi dokuz yaşındaki profil, on dakikayı sorun etmez. Yarım saat suskun geçecekse saati kaydırır.

Kapı açılınca sitem uzamaz. Kalan süre yeniden söylenir, çay yeniden konur.

Böylece geç gelen misafir de eksik bir akşam yaşamamış olur. Düzen, saatin kendisinden çok haber verilen gecikmededir.

Devamını oku
  • 0